Şirket

Genel Müdür Mesajı


Değerli iş ortaklarımız,

Hepimizin yakından bildiği gibi gayrimenkul piyasası ülkemizin genel ekonomik ve demografik değişimlerinden direkt olarak etkilenen bir yapıya sahiptir. Depremler ve ekonomik krizlerden dolayı beş yıllık bir dönemi küçülerek geçiren sektör, son iki yılda kayda değer bir canlanmaya sahne olmaktadır.

Özellikle 2004 yılından sonra sadece sektördeki trentleri belirleyen İstanbul, Ankara ve İzmir’de değil tüm Türkiye’de gayrimenkul fiyatları yükselişe geçti. Birikmiş talep karşısındaki arz yetersizliği, faizlerdeki düşüş ve vadelerin uzaması fiyatları körüklerken, AB sürecinde yabancı yatırımcıların sektöre olan ilgisinin artması da fiyatlar üzerinde etkili oldu.

Bütün bunların yanı sıra ipoteğe dayalı konut finansman modeli ile ilgili yasa çalışmaları ve 2004 yılında yürürlüğe giren yabancıların gayrimenkul almasını kolaylaştıran yasa da inşaat sektöründe ve buna bağlı sektörlerde canlılık yaratan unsurlar arasında yer aldı.

Ülkemizde gayrimenkul sektörü, konut, ofis ve alışveriş-ticaret merkezleri olmak üzere üç ana eksen üzerinde faaliyet göstermektedir. Özelikle 20-34 yaş arasındaki nüfusun yüzde 27 ile toplam nüfus içinde en büyük payı aldığı düşünüldüğünde, konut projelerinin önümüzdeki dönemde de önemini koruyacağını öngörmek doğru bir tespit olur.

 

Bunun yanı sıra özellikle İstanbul’un Avrupa yakasında yoğunlaşan ofis sektöründe doluluk oranlarının özellikle A sınıfı ofislerle yüzde 98’lere ulaştığı görülmektedir. Genel olarak bakıldığında ise doluluk oranları yüzde 80’ler civarındadır. Bu tespitten hareketle Avrupa’nın en büyük metropollerinden biri olan İstanbul’da ofis projelerinin de önümüzdeki dönemde dinamik olacağı öngörülmektedir.

 

Sektörün bir diğer kolu olan ticaret-alışveriş merkezleri, uluslararası şirketlerin boy gösterdiği ve çeşitli markaların pazarlandığı büyük bir sektöre dönüşmektedir. Önümüzdeki yıllarda bu alana olan yabancı ilgisinin artarak devam edeceği tahmin edilmektedir.

 

Değerli ortaklarımız,

 

Türkiye’deki gayrimenkul pazarını yukarıda özetlemeye çalıştım. Gerek arazi geliştirme, gerek proje üretimi ve gerekse proje finansmanı alanında, ülkemiz insanına nitelikli, dünya standartlarında projeler sunmak için gayrimenkul sektöründe var olmaya karar verdik ve 2005 yılında Sağlam Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olarak faaliyetlerimize başladık.

 

Şu bir gerçek ki, 21. yüzyılın şehircilik anlayışına uygun, güvenli, konforlu ve uzun ömürlü yapılaşmanın sağlanmasında GYO’lara büyük görevler düşmektedir. Çarpık yapılaşmanın, yüksek deprem riskinin ve kalitesiz binaların varlığı göz önüne alındığında, GYO’ların sektör için önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

 

Sağlam GYO olarak, Ülker Grubu’nun iş yapış felsefesini gayrimenkul sektörüne de yansıtarak sektörün gelişimine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Bunu yaparken riskleri minimize etmek için sadece iş merkezi, konut, ofis gibi projelerin yanı sıra, fabrikalar, sanayi yatırımları gibi farklı sektörlerde de yer alacağız.

 

Amacımız, insanlarımıza, ülkemize dünya ölçeğinde yaşanabilir, çalışılabilir mekanlar kazandırırken, yatırımcılarımıza da yüksek ve risksiz kazanç alanları yaratmaktır.

 

Saygılarımla

 

Ali Tekin

Genel Müdür

Sağlam GYO

 

 

 
SAĞLAM GYO 2009 ©